Kadın Gözüyle Motosiklet

Ben motorla doğduğumdan beri iç içeyim. Babam motorcu, o zamanlardan motorun tadını aldım yani.. Hele o sesiiii.. Babam, biz duyalım diye bir gaza basardı eve geldiğinde sormayın gitsin. Hangi halde ve durumda olursam olayım fırlardım hemen sokağa. Babam alırdı kucağına bir tur atardık, yoksa susmazdım bilirdi. Çocuk Yeşim büyüdü, kadın Yeşim oldu. 38 yaşındayım ve hala o sesi duydum mu içim gider.. Motor sevdam yüzünden 22 yaşında ayrı yaşamaya başladım ailemden. Babam değil tabi de, her normal anne gibi annem bu iki tekerle beni üst üste görmeye pek dayanamıyordu. Motor kullanmak sanılanın aksine asilik, isyankarlık, serserilik değildir. Biz motorcuların bir tutkusudur, bir özgürlüğüdür, bir yaşama sevincidir. Ben iş kadınıyım. Arabam da var, motorum da. Topuklu ayakkabılarımı, mini eteğimi giyip arabamı da kullanıyorum; motor botlarımı kaskımı takıp motorumu da.. Ama motorun üstüne bindiğim an dünya durmuş, hava sadece bana ait, rüzgar sadece bana eser, ben sadece motoruma ait... Bu bir tutkudur; kadın olsun erkek olsun hiç farketmez. Motorun üstüne bindiğimiz an aynı duyguları hissederiz. Hani bir söz vardır: "Anlatılmaz...Yaşanır!" Her bireyin bu tutkuyu yaşaması ümidiyle.

YEŞİM DOĞAN- Honda XL 1000V - İSTANBUL

---------------------------------------------------------------------------

Kadın…

Yaşamda varoluşunun temel taşlarından biri olan annelik içgüdüsünü, günümüz yıllarının temposuna uyarlayan ve her taşın altından alnının akıyla çıkan kadınlar... Her kadının içinde var az yada çok özgürlük özlemi… Her statüdeki kadının hayalinde yatıyor özgürlük kavramı. Eş, anne, iş kadını, ev kadını … Bunun gibi pek çok roldeki kadında değişkendir özgürlük. Kimisi için pencereden bakarken yüzüne vuran rüzgar, kimisi için arabasının camından başını çıkarttığında hissettikleri..

Motosiklet üzerinde biraz olsun tek başına ilerleme şansına sahip olan kadınlar için ise asıl orda başlıyor özgürlük kelimesini heceleme işlemi. Öz-gür-lük. Üzerlerini çepeçevre saran kaporta olmadan süzüldüklerinde, iş yerlerinde unuttukları evraklarını motorlarına atlayıp almaya gittiklerinde, kendilerine ayırdıkları 1 günlük bile olsa tatili iki teker üzerinde geçirdiklerinde günlerce tatil yapmışlar gibi hissediyor kadınlar.

Motor sahibi olan ve olmak isteyen her kadın gönülden bağlı bu zevke. Zevkten öte yaşam biçimi olarak benimsemiş durumdalar. Motosikletleri ufacık çizilse içleri acıyor. İnanın motor üzerinde yaşama sanatında pek çok olumlu etkisi var kadın olmanın. Erkeklerin aşkta hep “ayrıntıcı” oldukları için şikayet ettiği kadınlar bu özelliklerini motorları ve kendileri içinde kullanıyorlar. Her ayrıntıyı dikkatlice okuyup, kendilerine ve kullandıkları makineye verdikleri özeni en üst seviyede tutuyorlar. Sadece bununla kalmıyor tabi, gerçekten fiziksel güç istiyor bu zevk. Düşen motorlarını kendileri kaldırabilmek için veya daha önemlisi motosikletlerini düşürmemek için çalışıyor kadınlar tüm güçleriyle.

Kadının hayatını sarmalayan bir tutku gerçekten motosiklet. Yaşamdan daha bir zevk almasını sağlayan. Becerilerini yükseltip kendisiyle gurur duymasını sağlayan bir zevk motosiklet. Kadın gözüyle yaşama açılan bir kapı motosiklet…

Evime her dönüşümde kendimle, yaşamımla, sevdiklerimle ve motorumla mutlu oluyorum….

O zaman daha bir güzel seviyorum yaşamı…

Gökçe Öztür - Suzuki DL 650  - İstanbul

--------------------------------------------------------------------------------


Onlar hep uzaktan baktığım, bazen korkutucu, bazen imrendirici ama her zaman çekici ve hayatımla pekiştirmeye çalıştırdığım, daima özgürlüğü, gücü ve karşı koyuşu anımsatan araçlardı benim için. Yaşamın monotonluğu arasında biryerlere sıkıştırdığım  hayatımın en uzak rüyasıydılar. Hiç bir zaman bir ulaşım aracı olarak göremedim motosikletleri. Dört tekerlekli araçlardan farklı bambaşka bir yanları vardı.

Beş yıl once aldım ilk motorumu. Hayatın başka yönlerini görüp yaşamak birşeyleri ispatlamak için. Şaşkın bakışlar, alaylı sözlerin yanı sıra bir çok güzel jestlerle de karşılaştım. Bunlar sadece ilk adımlardı. Özgürlüğe ve rüzgara giden yoldaki ilk adımlar. Cesaret ve inat bu adımların yandaşı oldu. Rüzgar öylesine çarptı ki bağımlısı oldum kısa zamanda. O zaman anladım işte “motosikletin üzerine bir kez oturan bir daha kalkamaz” sözünün ne demek olduğunu, onca insanın, trafiğin ortasındaki yalnızlığın ve özgürlüğün tadının hiç bir şeye değişilmez olduğunu, karmaşa dolu yaşantımdaki tek dinginliği motor üzerinde bulduğumu.

Teknik olarak tüm korumalara sahip olduktan ve belli bir kullanış düzeyine eriştikten sonra motosiklet hayatın vazgeçilmezi oluyor. Grupla ya da tek başıma çıktığım gezilerde hissettiğim yaşama sevinci, güven, sorumluluk, risk düzeyini azaltma çabası, bir kadının hayatla olan mücadelesinin yoğunlaştırılmış anafikri gibi. “Hayat çok güzel ama dikkatli ol yoksa ölürsün” demek gibi…

Onlar artık üzerlerinde kendimi kendim gibi hissettiğim, özgürlüğün ve rüzgarın tadını sonuna kadar çıkarttığım iki tekerlekli canlılar benim için. Onlar karşı koyuşu, gücü ve hayatı tanımlayan araçlardı, kadınlığa yüklenen çekingenliğin ve pasifliğin üzerine örtülen ateş kırmızısı bir özgüven de oldular sonunda.

Ayşin Kiremitçi - Yamaha Virago 535 - İstanbul

----------------------------------------------------------------------------

Hayatımda ilk motorsiklet sahibi olmak istediğim yaş 16 idi. Sürekli iki tekerlekli araçlara gıpta ile bakıyordum. A2 Ehliyetimi 2000 senesinde, motor kullanmadan önce aldım.

İçimdeki özgür ve deli ruhu ortaya çıkaran bu tutku hayatımın vazgeçilmez bir parçası oldu. İlk tanışma; özenti ve kalp pırpırı karışımı tetikleyen bir histi. Arkasından gelen meraklı sorular ve ilgiyle dinlemeler bu yolculuğun startını verdi.


Tecrübe, kullanma rahatlığı ve sürekli yeni şeyleri deneme hissi ile motosiklet yeni ama sürekli bir yaşam biçimim oldu.


Motosikletli yaşam sizi kesinlikle daha aktif, daha sosyal ve paylaşımcı yapıyor. Çok güzel dostlar ediniyorsunuz.


Hayalim, ömrümün sonuna kadar  -ki bu 60-70 olur bilemem!-  hala motosiklet kullanıyor olmak.

Sevgilerimle…

Çiğdem Tatlısert - Suzuki DR-Z 400 - İstanbul

Blog





Haberler